vaveyla's profilevaveylaPhotosBlogListsMore ![]() | Help |
vaveyla |
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
.YILLAR SONRA ÖĞRENDİM Kİ....!!!!Öğrendim ki... Kimseyi sizi sevmeye zorlayamazsınız. Kendinizi sevilecek insan yapabilirsiniz, Gerisini karşı tarafa bırakırsınız. Öğrendim ki... Güveni geliştirmek yıllar alıyor, Yıkmak bir dakika. Öğrendim ki... Hayatında nelere sahip olduğun değil Kiminle olduğun önemli. Öğrendim ki... Sevimlilik yaparak 15 dakika kazanmak mümkün Ama sonrası için bir şeyler bilmek gerek. Öğrendim ki... Kendini en iyilerle kıyaslamak değil Kendi en iyinle kıyaslamak sonuç getirir. Öğrendim ki... İnsanların başına ne geldiği değil O durumda ne yaptıkları önemli. Öğrendim ki... Ne kadar küçük dilimlersen dilimle Her işin iki yüzü var. Öğrendim ki... Olmak istediğim insan olabilmem Çok vakit alıyor. Öğrendim ki... Karşılık vermek Düşünmekten çok daha basit. Öğrendim ki... Bütün sevdiklerinle iyi ayrılman gerek Hangisi son görüşme olacak bilemiyorsun. Öğrendim ki... "Bittim" dediğin andan itibaren Pilinin bitmesine daha çok var. Öğrendim ki... Sen tepkilerini kontrol edemezsen Tepkilerin hayatını kontrol eder. Öğrendim ki... Kahraman dediğimiz insanlar Bir şey yapılması gerektiğinde Yapılması gerekeni Şartlar ne olursa olsun yapanlar. Öğrendim ki... Affetmeyi öğrenmek deneyerek oluyor. Öğrendim ki... Bazı insanlar sizi çok seviyor Ama bunu nasıl göstereceğini bilemiyor. Öğrendim ki... Ne kadar ilgi ve ihtimam gösterseniz Bazıları hiç karşılık vermiyor. Öğrendim ki... Para ucuz bir başarı. Öğrendim ki... En iyi arkadaşla sıkıcı an olmaz. Öğrendim ki... Düştüğün anda seni tekmeleyeceğini düşündüklerinden bazıları Kaldırmak için elini uzatır. Öğrendim ki... İki insan aynı şeye bakıp Tamamen farklı şeyler görebilir. Öğrendim ki... Aşık olmanın ve aşkı yaşamanın çok çeşidi vardır. Öğrendim ki... Her şartta kendisiyle dürüst kalanlar Daha uzun kalıyor sevda MASALINDA... SEWGİ WE IŞIKLA KAL!!!!!! AŞKTI OAşktı o! Değiştiren tüm gecelerimi Aşktı o! Beni durup durup yenileyen Oydu, duygulu yapan hoyrat ellerimi Oydu, doludizgin gidişime dur diyen
Bir bıçağın keskin yüzünde kan lekesiydim Aşktı yine beni yıkayan, arıtan su Böyle ak pak olacağımı bilir miydim? İçimde açmasaydı o sevmek duygusu
Ben bir tutsağım şimdi sevgiye, gönüllü Çözmeyin ellerimi, zincirlerim kalsın Görsün prangalarım o doğacak günü
Ve bu dünyaya aşk dolu şiirlerim kalsın Seninle her yerde güzel, her zaman yeni İstemem, sensiz hatırlamasınlar beni. ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN gülben ergen&oğuzhan koç(giden günlerim oldu)
İlgili aramalar: müzik - oğuzhan koç & gülben ergen - giden günlerim oldu - oğuzhan koç - gülben ergen - giden günlerim oldu .![]() Sesini hiç duymadığım, hepsi bu.............
BEKLENEN...............Ne hasta bekler sabahı,
Ne taze ölüyü mezar. Ne de şeytan, bir günahı, Seni beklediğim kadar. Geçti istemem gelmeni, Yokluğunda buldum seni; Bırak vehmimde gölgeni, Gelme, artık neye yarar? NECİP FAZIL KISAKÜREK.Korkuyorum gecelerden…
Bitip tükenmiyor Yalnız kalıyorum yine senle… Kızıyorsun bana Çekip gidiyorsun Birde affettiğini düşlüyorum. Dönüp geliyorsun Bu sefer gülüyorsun… Rahatlıyorum… Sonra gerçek bana bir tokat atıyor Kendime geliyorum “Nerdesin?”… İnan bana olmuyor Sensizlik dokunuyor Gözyaşlarım kurumuyor Gerçekler gerçekten acıymış… Dudaklarımdan şu cümle dökülüyor “Ben henüz sensiz yapamıyorum…”
Binlerce kez yaralanmış, yaşamak uğruna yamalanmış yüreğim; BEN SENİN EN ÇOKBen senin en çok sesini sevdim
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi Önce aşka çağıran,sonra dinlendiren Bana her zaman dost, her zaman sevgili Ben senin en çok ellerini sevdim Bir pınar serinliğinde, küçücük ve ak pak Nice güzellikler gördüm yeryüzünde En güzeli bir sabah ellerinle uyanmak Ben senin en çok gözlerini sevdim Kâh çocukça mavi, kâh inadına yeşil Aydınlıklar, esenlikler, mutluluklar Hiç biri gözlerin kadar anlamlı değil Ben senin en çok gülüşünü sevdim Sevindiren, içimde umut çiçekleri açtıran Unutturur bana birden acıları, güçlükleri Dünyam aydınlanır sen güldüğün zaman Ben senin en çok davranışlarını sevdim Güçsüze merhametini, zalime direnişini Haksızlıklar, zorbalıklar karşısında Vahşi ve mağrur bir dişi kaplan kesilişini Ben senin en çok sevgi dolu yüreğini sevdim Tüm çocuklara kanat geren anneliğini Nice sevgilerin bir pula satıldığı bir dünyada Sensin, her şeyin üstünde tutan sevdiğini Ben senin en çok bana yansımanı sevdim Bende yeniden var olmanı, benimle bütünleşmeni Mertliğini, yalansızlığını, dupduruluğunu sevdim Ben seni sevdim, ben seni sevdim, ben seni... ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN ![]() vaveyla GÖZLERİME BAK SON DEFA
Bazen Susmak Gerekiyormuş, Bazen Bomboş Bakmak Gerekiyormuş Hayatın Yalanlarına;
Öyle çok şey var ki; dile gelip de geri giden kalemin ucundan dönen. Bir bir geri teperken biber tadında kırıntılar tekrar yutmanın verdiği zorlukla birleşince acı; ne de zor “yok birşey” demek. Gerçekten yok mu? Yoksa neden bu yüzündeki ekşimsi ifade. Varsa neden dillendirmezsin? Çünkü anlatsam da anlamazsınız çünkü kitabın sonunu dayanamayıp meraktan okuyanlardansınız. İşte bu sebepten; ben de susanlardanım
Sevmeye niyetliysen iyi düşünmelisin,
ağlamayı öğrenip gülmeyi bilmelisin,
AŞK kumar gibidir dikkat etmelisin,
oynadığın zar değil,
duygu ve gururdur bilmelisin KADINLAR GİDERSE......Kadınlar gittiklerinde, arkalarında daha büyük boşluklar bırakırlar.
Onlar bir gün çekip gittiklerinde, peşlerinde yetim-öksüz kalan çok olur.
Mutfaktaki dolap, perdeler, kavanozun içindeki eski düğmeler, özenle saklanmış küçülmüş giysiler, dolap diplerindeki kurdeleler... Sabah karanlığında mutfaktan gelen tıkırtılar susar, yetim kalmıştır tabaklar. Bir kadın gittiğinde hep suyu unutulur saksıların.
Sık sık boynunu büker sarıkız.
O teki kalmış eski bardağın anlamını bilen olmaz, değerini kimse anlayamaz krom hac tasının.
Balkon artık sessizdir, koridor kimsesiz. Hep böyle olur; bir kadın gittiğinde; övgüler, uyarılar, yakınmalar, dualar yetim kalır.
Kapı eşiğindeki "Dikkat et" duyulmaz, annesi gitmiştir "Geç kalma"nın.
Kadınlar, arkalarında büyük boşluklar bırakarak giderler.
Bir kadın gittiğinde pek çok kişi gitmiştir aslında. Ve bir kadın gittiğinde pek çok yetim bırakmıştır arkasında.
Bir kadın gittiğinde ne çok kişi gider aslında; bir ağır işçi, bir temizlikçi, bir bakıcı, bir bahçıvan, bir muhasebeci...
Bir anne gider...
Bir dost...
Bir arkadaş...
Bir sevgili... Ne çok kişi yok olur bir kadın gittiğinde... vaveyla...............Her çekip gitmenin emanetidir yalnızlık Artık,sabahlarımda karanlık doğar Titreyen geceye biraz daha sokulur,gittikçe üşürüm. İki büklüm olmuş pişmanlığımı yudumlarım kadehlerde Cerenin nefesi kesik,gözlerimse keder damlatır yağmura Sararmış sonbaharların yaprakları dökülür bu son vedamda Hani gurur vardır ya,acıyı bile bile vazgeçmenin sebebidir Kimi zaman gidişin öyküsünü okutur yüreğe defalarca Kimi zamansa kaleme söyletir sensizliği sayfalarca... Günahlarımı serptikçe en kuytu yaralarıma Bakışlarıma bulanır derin bir vaveyla Kendi kendime avunur dururum Unutmak...Unutmak kolaydır nasıl olsa Bir vedanın
anatomisi !!!
bir vedanın anatomisi............. ![]() Birazdan gün doğacak.. Usulca kalkıp yanımdan, gideceksi n.. ![]() Belki son kez gözlerime bakacak, Utangaç bir öpüş bırakacak Ve sessizce "hoşça kal" diyeceksi n.. ![]() Gittiğin yerde başlayacak Yalnızlık dediğin.. ![]() Nereye baksam, neye dokunsam Sen kokacak seni anlatacak, biliyorum… Bu yüzden canım, bu yüzden.. Sakın ağlama o gün… ![]() ![]()
sustum.............................. Sustum ve gülümsedim.. bir çığlık kanıyor demedim, en derininde yüreğimin... Gülümsedim... gülümsedim ve sustum... içimdeki volkanları boğarak... Sustum ve gülümsedim.. susturarak içimdeki sabır taşını hüznü yüzümde, acıyı gözlerimde toplayarak... Demedim kimselere bir çığlık kanıyor, en derininde yüreğimin... bilirim acının dili olmaz... Sustum! sadece sustum ve gülümsedim! bastırarak içimdeki depremleri... hançeri sadece kendime sapladım. sapladım ve sustum!... Görmedi kimse, kimselere göstermedim. içime akıttığım gözyaşlarımı... öldürdüm, ıslatmadan kirpiklerimi... Ama ağlamadığım hiç bir çiçek konuşmadığım hiç bir yıldız kalmadı bu şehrin parklarında... İnadına, açmadım yüreğimi kimselere kimselere ağlamadım, inadına hançeri sadece kendime sapladım. sapladım ve sustum!... sustum ve gülümsedim!... Sadece sustum ve gülümsedim! boğarak içimdeki dalgaları... kıyısız denizler gibi... Sadece sustum… sustum ve gülümsedim!... gülümsedim ve sustum içimdeki çocuğa!... açan çiçeğe, uçan kuşa, gökteki aya!... yüreğim kan ağlarken de gülümsedim. gülümsedim acılara, ihanetlere… gülümsedim baharlara!... yağmurlara,bulutlara rüzgarlara, sulara gülümsedim!... yılbaşı toplumsal bir isyandır
YILBAŞI TOPLUMSAL BİR İSYANDIR
AÇIKLIK SAÇIKLIK VE FUHUŞ Noel ve yılbaşı gecesinde kadın-erkek açık kıyafetleriyle dans etmek, dinimizin ahlâk ve hayâ esaslarına aykırı olup haramdır. Ayrıca bu gecede eğlenmek adına yüzlerce genç kız bekâretini; hanımlar namus ve iffetini kaybediyor ve bunun dayanılmaz sonucu olarak fuhşun çirkef kollarına düşüyor. Bu tür manzaraları her yılın ilk haftasında gazete ve haber programlarından içimiz sızlayarak izliyoruz. Bu gecede; özellikle fuhuş ticareti yapanlar işbaşında oluyorlar. Kendilerine sermaye kazandırmak için kollarını sıvamış, adeta avının üzerine atlamaya hazır bir aç kurt gibi masum ve cehaletinin kurbanı hanım yavrularımızı bekliyorlar.
İçki ve kumar Bunlar, haddizatında hem dinî ve hem de millî hasletlerimizi kökten mahveden birer baş düşmanlardır. Zira içki ve kumar bütün kötülüklerin anasıdır. Yılbaşı gecesinde içki içmek ve kumar oynamak sanki bir matahmış gibi hareket etmek, o gün toplanarak içki ve sefahat âlemlerine dalmak, kumarın her çeşidiyle tam bir iflâs ve isyan bayrağı çekmek, kadınlı-erkekli, danslı-sazlı ve cazlı gayrı meşru ve gayrı-ahlâkî hareketlerle haram ve helâl demeden sermest olmak, insanlık ve Müslümanlık kurallarına sırt çevirerek bayağılaşmak ve adileşmek necib bir millete ve onun tarihine, bu vatan için canlarını feda eden atalarının ideallerine asla uygun düşmez. Müslümanların bu günkü halini şair ne güzel dile getirmiş:
Bir elde kadeh! Bir elde Kur’an! Ne helâldır işimiz, ne de haram! Şu yarım yamalak dünyada, Ne tam kâfiriz, ne de tam bir Müslüman! Müslümana: “Sen Hıristiyan mısın?” diye sorsan darılır. Amma yılbaşında hindi, kaz; yemesine bayılır… Çam deviren hindici, nasıl mümin sayılır… Bilmiyoruz çoğumuz ne edip yapıyoruz: “Batı, Batı” diyerek, eyvah! Hep batıyoruz! Yaklaşınca her sene, öz yurdumda yılbaşı: Yapılır milletime Frenkçe türlü aşı!.. Buna, ağlar ağacı; hem toprağı, hem taşı: Müslümanız (!) onlarla, Noel de yapıyoruz. “Batı, Batı!” diyerek, eyvah! Hep batıyoruz!..
mutluluk heryerdeMutluluk heryerde........ Nurdan bir dedenin içten DuAsI ;
sayamacagım kadar guzellik sizi sarmısken niye bu karamsarlık bu umutsuzluk bu huzursuz bakıslar.. Sahip olmadıklarımıza yakınacagımıza bence önce sahip olduklarımızı görmeli ve bunlar için şükretmeliyiz... Sonsuz sevgimle... rüyanın en güzeliGül denizinde yüzsem rüyamda
Gül diyârina ulassam Gül bahçelerinde dolaşsam Gül kokuları kaplasa rûhumu Bir an karşımda bulsam Âlemlere rahmet Güllerin Sevgi dolu gönüllerin efendisini... En güzel güllerden bir gül koparip dalından Uzatsam, Efendimize (s.a.v.)'e Buyur yâ Resûlallah! Desem ...Ve gül'ü tuttuğu an Dondurulsa rüyam, uyanmasam Tâ ki, sevenlerinin O na kavuşacağı güne kadar Ne güzel olur! peygamberler tarihiPeygamberler Tarihi Hz. Âdem Hz. Davut Hz. Eyyub Hz. Harun Hz. Hizir Hz. Hud Hz. Ýsa Hz. Ýsmail Hz. Ýbrahim Hz. Ýlyas Hz. Ýshak Hz. Ýdris Hz. Lut Hz. Lokman Hz. Musa Hz.Muhammet (S.A.V)efendimiz Hz. Nuh Hz. Sâlih Hz. Süleyman Hz. Þuayb Hz. Þit Hz. Yahya Hz. Yakub Hz. Yunus Hz. Yusuf Hz. Zülkifl Hz. Zekeriyya Hz. Zülkarneyn
|
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|